
Atalarımız, karmaşık kesimlere sahip, bol kumaş ve aylarca süren el işçiliği gerektiren ihtişamlı giysiler giyerlerdi. Dikiş makinesinin icadı, terzilik alanında devrim niteliği taşıdı. Çünkü kıyafet herkes tarafından kullanılır; böyle bir cihazın önemi insanlığın en büyük başarılarından biri olarak değerlendirilebilir. Eski dikiş makineleri, çeşitleri, markaları ve kullanım alanları hakkında konuşalım.
Kısa Tarihçe
Terzi işçiliğini mekanize etme girişimi ilk olarak T. Saint tarafından 1790 yılında yapıldı, ancak bitmiş üründeki dikişler çabucak çözülüyordu. B. Thimonnier cihazı geliştirdi, ancak bu hâlâ tanıdık «Singer» modeline benzemiyordu. İlk mekik ve iğneli makine ise E. Howe tarafından 1846 yılında ABD’de üretildi, fakat dikişleri yine kusursuz olmaktan uzaktı. Daha dayanıklı dikişler, ancak 10 yıl sonra D. Gibbs’in çabalarıyla mümkün oldu ve makine seri üretime geçti. 19. yüzyılın 1870’li yıllarında ise elektrikli motor eklenerek terzilik sanayi seviyesine taşındı.
En ünlü dikiş makinesi, bir asırdan uzun süre dayanarak Isaac Singer tarafından 19. yüzyılın ortalarında tasarlandı. Bu makine, iğnenin yukarı-aşağı hareket etmesini sağlayan bir mekanizma geliştirdi. Bu yenilik, öncüllerindeki dairesel hareketten farklıydı ve günümüz makinelerinde de aynı prensip kullanılmaktadır. Singer makineleri, bozulduğunda evde kolayca tamir edilebilir, gerekli parçalar sipariş edilebilirdi. Öncesinde, bozulmuş makineler genellikle çöpe atılırdı.
Bakım kolaylığı, Singer dikiş makinelerinin dünya çapında yayılmasını sağladı ve bugün hâlâ birçok evde bulunabilir.
Çeşitleri ve Çalışma Prensipleri
Dikiş makineleri, icat edildikleri günden bu yana sürekli modernize edilmiştir. Eski makineler, kullanım ömürlerini tamamladıktan sonra antika severlerin koleksiyonlarına dahil olmuştur. Bu sayede, müzeler ve koleksiyonerler aracılığıyla atalarımızın giysilerini hangi makinelerle diktiklerini öğrenebiliyoruz.
Eski makinelerin türlerini anlatmaya en popüler model olan Singer ile başlayalım. Bu cihazla ilgili birçok efsane vardır. Bunlardan biri, bazı parçalarının değerli metallerden yapıldığına dair bir söylentidir. Bu bilgi, antikacılar arasında «Singer»e olan talebi artırmış olabilir, ancak gerçekte bu iddialar doğrulanmamıştır. Bu modelin bazı özellikleri şunlardır:
Cihazın çalışma prensibi, mekikle temas sırasında çift ilmek oluşturma esasına dayanır. «Singer», mükemmel dikiş yapar, kullanımı basit ve anlaşılırdır. Günümüzde bile birçok modeli çalışır durumdadır ve modern ekipmanlarla rekabet edebilecek kapasitededir.
1952 yılında SSCB’de Kalinin Fabrikası’nda bir dikiş makinesi üretildi. Bu model, tüketiciler arasında haklı bir popülerlik kazanmış ve birçok Sovyet evinde bulunmuştur. Cihazın yapısı ve çalışma prensibi şunlardan oluşuyordu:
«Podolsk PMZ», düz bir platforma sağlam bir şekilde monte edilirdi. Günümüzde bile bazı evlerde bu modelle karşılaşmak mümkündür.
Yaklaşık olarak aynı dönemde SSCB’de «Tula» dikiş makinesi de üretildi. Bu modelin üretiminde, sanayi makinelerinden alınan parçalar kullanılmış, bu da cihazın daha verimli çalışmasını sağlamıştır. Elektrikli motoru bulunur ve ayak pedalları oldukça kullanışlıdır. Ayrıca manuel kontrolle de çalıştırılabiliyordu. Bu makine, yenilikçi ve çok işlevli bir cihaz olarak tanındı. Ne yazık ki, uygun bakım koşulları sağlanmadığından modelin popülerliği zamanla azaldı.
Üreticiler
Her ülke, dikiş makineleri üretiminde kendi katkısını yapmaya çalıştı. Alman ve Polonya markaları oldukça bilinir. Her marka, kendine özgü bir özelliğe sahipti. Ancak, Amerikalı «Singer» şirketi, olağanüstü başarılı modeliyle tüm markalar arasında öne çıkmayı başardı.
Örneğin, Afrana modeli de «Singer» firmasının lisansına sahipti. Bu modelin mekik sistemi, dikiş makinelerinin ilk projelerinde kullanılan ve uzun süredir modası geçmiş bir tasarımdır. Modern kumaşlarla çalışmak için bu tür antika makineler kesinlikle uygun değildir.
Günümüzde Afrana, yalnızca retro tarzda bir iç mekan tasarımı için kullanılabilir, ancak bu da yalnızca makine iyi durumda olduğunda mümkündür.
İtalyan Borletti firması, 1966 yılında elektrik motoruna sahip bir dikiş makinesi serisi piyasaya sürdü. Bu makineler, SSCB’de oldukça nadir görülüyordu. Ürün, kompakt ve katlanabilir bir masa, çeşitli dikiş türleri, rahat bir pedal ve saklama ile taşımayı kolaylaştıran bir çanta ile donatılmıştı. Modelin tasarımcısı, adeta geleceği görmüş gibiydi; cihazın görünümü bugün bile modern ürünleri andırmaktadır.
Çinli üretici Butterfly, Podolsk ürünüyle hemen hemen aynı özelliklere sahip bir dikiş makinesi geliştirdi. Sadece makaranın kuyruğunun sağ tarafa dönük olması gibi küçük bir farkı vardı. Bu makinede hiçbir ekstra özellik düşünülmemişti; yalnızca tek bir dikiş türü yapabiliyordu.
Geçen yüzyılın 1960’larında, SSCB’deki Podolsk mekanik fabrikasında çok başarılı bir dikiş makinesi modeli olan «Çayka» geliştirildi ve üretildi. Bu model güçlü bir elektrik motoruna sahipti, düz ve zikzak dikiş yapabiliyordu, dikiş boyutunu ayarlayabiliyor, geri hareket kolu ve üst iplik gerginliğini ayarlama mekanizması içeriyordu. Basit ve güvenilir olduğu için birçok Sovyet ailesi bu makineyi satın aldı. Daha sonra fabrikada «Çayka 132, 143» ve yaklaşık 20 farklı model de üretildi.
1990’ların başında bu modellerden yaklaşık 1.800.000 adet üretildi, ancak ülkenin kötüleşen ekonomik durumu nedeniyle üretim azalmaya başladı.
Macar üretici, Podolsk modelinin bir kopyası olan Csepel-30 modelini piyasaya sürdü. Bu modelde dikkate değer yenilikler yoktu, ancak o dönemde bu tür seçenekler için bile talep bulunmaktaydı.
Kullanım Kuralları

Bir talimat veya şema, dikiş makinesinin nasıl kullanılacağını açık bir şekilde gösterebilir, ancak eski modeller için kullanım kurallarını bulmak zor olabilir. Endişelenmeyin, dikiş işlemi için en önemli şey ipliği doğru bir şekilde geçirmektir. Bu nedenle, tüm adımları sırasıyla uygulamak gereklidir.
Kusursuz bir dikiş elde etmek için şu önerilere uymanızı tavsiye ederiz:
Возможные неполадки
Düzgün ve estetik bir dikiş elde etmek, yalnızca dikiş makinesinin tamamen çalışır durumda olmasıyla mümkündür. Eğer dikiş bozuksa, ilmekler atlanıyorsa veya ip karışıyorsa, sorunu çözme zamanı gelmiştir. Şimdi, hangi sorunların ortaya çıkabileceğini ve nasıl giderileceğini inceleyelim.
İplerin kopma nedenleri farklılık gösterebilir. Üst iplik kopma nedenleri şunlardır:
Alt iplik kopma nedenleri:
Bu tür bir sorun çeşitli sebeplerden kaynaklanabilir.
Bu tür bir problem genellikle iplik, iğne ve kumaş uyumsuzluğundan kaynaklanır. Tüm unsurlar doğru seçilmeli ve gerekli kalınlığa sahip olmalıdır. Ayrıca, iğne ile mekik ucu arasındaki mesafenin düzgün bir şekilde ayarlanması gerekir.
Bu durumun olası nedenleri şunlardır:
Bu tür bir sorunla karşılaşıldığında aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir:
Eski dikiş makineleri, geçmiş zamanların nostaljik izlerini taşır ve bize büyüklerimizin yaşam tarzını hatırlatır. Böyle bir makine satın almayı düşünenler, eski dönemlerin atmosferini hissedebilir ve cihazın ya çalışır durumda olacağını ya da küçük bir onarıma ihtiyaç duyabileceğini bilmelidir, çünkü bazı modeller inanılmaz uzun bir kullanım ömrüne sahiptir.
Manuel dikiş makinesinin nasıl kullanılacağına dair ayrıntılar aşağıda gösterilmiştir.











