Hemen hemen herkes değerli metallerin varlığından haberdardır. Bunlar arasında gümüş, altın ve platin yer alır. Ancak, birçok kişi platin grubu metallerin varlığını bilmez. Bu metaller de asil metaller kategorisine dahil edilir.
Özellikler
Platin metaller, periyodik tabloda birbirine yakın konumlanmış 6 elementten oluşan bir gruptur. Bu grubun her bir elementi asil metal olarak kabul edilir. Bu durum, aşağıdaki kimyasal ve fiziksel özelliklerden kaynaklanır.
Kimya alanında çalışan bilim insanları, platin metallerini ağırlıklarına göre iki gruba, yani triadlara ayırmıştır.
Ayırma işlemi ağırlık temel alınarak yapılır.
Metaller ve Özellikleri
Bu gruptaki metallerin belirli sembolleri vardır. Liste şu şekildedir:
Not: Tüm semboller, atom ağırlıklarına göre sıralanmıştır.
En küçük değerden en büyüğe doğru. Bütün platin metaller benzer özellikler taşır.
Özellikler
Yüzeylerinde oksitlenme oluşmaz. Bu özellik, metallerin inertliğini açıkça gösterir. Uzmanlara göre, bu durum platin için özellikle belirgindir. Platin grubundaki metallerin erime sıcaklıkları da dikkat çekicidir. En düşük erime noktası paladyumda olup 1554 santigrat derecedir. En yüksek değer ise osmiyumda, 3027 santigrat dereceye ulaşır.
Bir diğer ortak özellik ise yüksek ergime sıcaklıklarıdır. Bu özellik, mükemmel bir aşınma direncini ifade eder. Dış görünümleri benzer olsa da fiziksel özellikleri farklılık gösterir. Bu farklılıklar nedeniyle, işleme sırasında özel yöntemler kullanılır. Rutenyum ve osmiyum çok kırılgan metallerdir ve özenli bir işlem gerektirir.
Yüksek plastiklik ise paladyum ve platin için belirgin bir özelliktir.
Nerelerde Çıkarılır?
Platin metallerinin yatakları genellikle Kanada ve Güney Afrika’da dağınık halde bulunur. Bu bölgelerde maden çıkarma işlemi genellikle standart yeraltı madenciliği yöntemiyle yapılır. Uygulamada, platin grubu metallerin çoğu, nikel sülfid mineralleri veya bakır cevherlerinden elementlerin çıkarılması yoluyla elde edilir. İşlem sırasında flotasyon ayırma yöntemi kullanılır. Metalin işlenmesi sırasında, elde edilen konsantratın eritilmesi gerçekleştirilir ve bu işlem sonucunda özel bir karışım elde edilir. Platin metallerin oranı, kuru kalıntının %15 ila %20’sini oluşturur.
Bazı durumlarda çıkarma ve işleme süreci farklılık gösterebilir. Bazı fabrikalarda gravitasyonel ayırma yöntemi kullanılır. Bu durumda, gerekli kimyasal elementlerin miktarı %50’ye kadar çıkar. Bu işleme yöntemi eritme işlemini ortadan kaldırır. Zengin platin grubu metal yatakları nadiren bulunmasına rağmen, Kanada, Çin, Avustralya ve Finlandiya’da da bazı yataklar mevcuttur.
Diğer kaynaklar da mevcut olsa da, bunların dünya genelindeki toplam üretime katkısı yalnızca %0,3’tür.

Где используются?
Platinoidler, çeşitli alanlarda geniş bir kullanım alanı bulmuştur. Bu metal grubunun benzersiz özellikleri günümüzde aktif bir şekilde değerlendirilmektedir. Saf platin çok yumuşak ve şekillendirilebilir bir metaldir. Ancak bu durum, platini darbelere ve çeşitli hasarlara karşı hassas hale getirir. Bu değerli metalin sertliğini ve aşınmaya karşı dayanıklılığını artırmak için çeşitli elementlerle alaşımlar yapılır.
Platin takıları, yüksek değerleri ve altından daha pahalı olmalarıyla dikkat çeker. Özellikle Japonya’da büyük bir popülerlik kazanmıştır. Japon halkı bu takılara “hakkin” adını verir. Bu mücevher alaşımının %90’ı platin, geri kalan %10’u ise paladyumdan oluşur. Paladyum, lehimleme ve diğer işlemler açısından işlenmesi kolay bir metaldir.
Ayrıca, platin sertliğini artırmak için rutenyum ile birleştirilir. Bu elementin eklenmesi, platinin oksidasyon direncini artırır. Platinoidler, dövme ürünlerin üretiminde de kullanılmaktadır. Bu amaçla bakır, platin ve paladyumdan oluşan bir alaşım tercih edilir. Bu tür bir alaşım, yalnızca platin ve paladyumdan oluşan alaşımlara göre daha uygun fiyatlı bir alternatiftir.
Platinoidlerin kullanıldığı özel alaşımlar, termoçiftlerin üretiminde yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Bu cihazlar, yüksek sıcaklık değişimlerini ölçmek için tasarlanmıştır ve maksimum sıcaklık 1800 santigrat dereceye kadar çıkabilir. Bazı platinoidler saf halde kullanılır ve genellikle diğer platin grubu metallerine katkı maddesi olarak eklenir. Paladyum, elektrikli ekipman üretiminde ve modern dişçilik alaşımlarında da geniş bir kullanım alanı bulmuştur.
Yurt dışında üretilen tüm platin miktarının %40’ından fazlası katalizör olarak kullanılmaktadır. Bu eşsiz ve faydalı özellik, bu metallerin önemini bir kez daha göstermektedir. Elde edilen platin miktarının yaklaşık %90’ı, otomobillerin egzoz sistemlerinin üretiminde kullanılmaktadır. Değerli metaller, özellikle rodyum ve paladyum, hücresel yapılar ve diğer bileşenler için koruyucu bir kaplama olarak hizmet eder. Bu metal tabakası, oksidasyon süreçlerine karşı koruma sağlar ve ekipmanların sağlam kalmasını temin eder. Kimyasal reaksiyonlarda, agresif bileşenler güvenli bileşiklere ve maddelere dönüştürülür.
Kimyasal elementler, yalnızca kaplama olarak değil, aynı zamanda metalden yapılmış ısıtılmış ağ formunda etkili bir katalizör görevi görebilir. Bu durumda, hava ve zehirli bir madde olan amonyak arasında bir reaksiyon gerçekleşir. Bu reaksiyonun sonucunda nitrik asit ve azot oksit elde edilir. Diğer maddeleri elde etmek için farklı bileşenler eklenir.
Platinoidlerin kullanıldığı bir diğer önemli alan ise petrol çıkarma endüstrisidir. Bu küresel sektör, platinoidlerin endüstrideki değerini ve önemini açıkça ortaya koymaktadır.
Metallerin diğer kullanım alanları şunlardır:
Bu değerli metalin başka hangi alanlarda kullanıldığını öğrenmek için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.


















