Sembolizm ve renk dili

Hippi alt kültür yarı düz renk vektör ...

Zamanla insanlık, sözsüz bir şekilde çevresindekilere niyetlerini ve duygularını açıklamak için çeşitli sözsüz hareketler ve işaretler kullanmayı öğrendi. Örneğin, herkes işaret dili, bakışların dili olduğunu bilir. Ancak en ilginç olanı renklerin dilidir. Farklı tonlar sayesinde insanlar artık birbirleriyle iletişim kurabilir ve düşüncelerini ifade edebilir.

Bu Nedir?

Johann Wolfgang von Goethe, renklerin dilinin insan psikolojisi üzerinde belirli bir etki yapabileceğini ilk dile getirenlerden biri olmuştur. Goethe, çeşitli tonları olumlu, olumsuz ve nötr olarak sınıflandırmıştır. Daha sonra Hermann von Helmholtz, günlük algımız için temel renklerin kırmızı, yeşil ve mavi olduğunu ortaya koymuştur. Bu renklerin farklı kombinasyonlarından çeşitli tonlar elde edilir.

Bu tonlar aynı zamanda sözcüklere gerek kalmadan bir konuyu anlamak için kullanılabilir.

Renklerin dilinin ortaya çıkış hikayesi oldukça karmaşıktır, ancak net olan bir şey var: Gözlem ve deneme yoluyla insanlar, iç dünyalarını renkler aracılığıyla ifade etmek için renk paletlerini kullanmayı öğrenmişlerdir.

Yakın birinin ölümü, insan hayatında korkunç bir olaydır. Peki, bu acıyı herkesin hemen anlaması için nasıl gösterebiliriz? Siyah veya beyaz kıyafetlere bürünerek. Bazı toplumlarda beyaz renk, ölüleri sarmak için kullanılan kefenin rengi olarak algılanır ve öteki dünyaya geçişin bir simgesidir. Diğer toplumlarda ise beyaz mutluluğu, siyah ise cehennem ve mezarla ilişkilendirilir.

İnsanlar, yas duygusunu ifade etmek için özellikle siyah ve beyaz tonlarını seçmiştir çünkü bu renkler hiçbir şeyi ifade etmez – boşluğun renkleridir.

Beyaz, üzerine bir şeyler çizilebilecek bir temel renktir, gece rengi ise tüm tonları bastırabilir.

Her renk tonu çevresindekilere çok şey anlatabilir. Örneğin, bir sırrı açıklayabilir ya da tam tersine bir sır yaratabilir.

Günümüz insanları, atalarının geleneklerini sadece sürdürmekle kalmamış, aynı zamanda bu gelenekleri geliştirmiştir. Renklerin dilini reklamcılıkta kullanmayı öğrenmişlerdir. Bu, psikoloji biliminin de katkısıyla gerçekleşmiştir. Pazarlamacılar, özel yöntemlerle farklı tonları kullanarak:

Farklı Ülkelerde Renklerin Anlamı

Pek çok toplumda renk paletlerine tamamen çelişkili yaklaşımlar oluşmuştur. Bu farklı görüşler, dini inanışların bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

Hristiyanlarda gece rengi yasın simgesidir. Müslümanlarda ise tam tersi bir durum söz konusudur. Beyaz renk, cenaze törenleriyle ilişkilendirilir. Çin, Hindistan ve Japonya kültürlerinde de beyaz renk ölümü ve talihsizliği simgeler.

Rusya’da beyaz tonlar çift anlam taşır. Bir yandan beyaz tonlar, bir şeyin saf, temiz olduğunu ifade eder. Düğünlerde yeni evlilerin hayatlarının başarılı olması için gökyüzüne beyaz güvercinler salınır. Diğer yandan Slav kültüründe beyaz güvercin, birinin ani ve beklenmedik ölümüyle ilişkilendirilir.

Tüm toplumlarda beyaz renk, savaşan taraflardan birinin teslim olduğunu ifade eder. Hatta “beyaz bayrak asmak” gibi bir ifade vardır. Bunun bir açıklaması da vardır: Düşman kampında beyaz bir bayrak görüldüğünde, karşıt taraf savaşın sona ermesi gerektiğini anlar.

Beyaz yüzey temizdir ve üzerine yeni renkler eklemeye hazırdır. İlişkilerde bu, bir yenilenmeyi ifade eder.

Görüldüğü gibi, insanlık uzun zamandır ve oldukça aktif bir şekilde renklerin dilini kullanmaktadır.

Her ton, etkileyici sözlerden çok daha fazla bilgi verebilir. Renk paletleri, bilinçaltı düzeyde etkili olur ve bu da onları çok daha etkili kılar.

Ancak bazı insanlar için kan rengi, düzensizlik ve kötülük anlamına gelir. Özellikle Avrupalılar böyle düşünür. Güney Afrika ve Mısır’da bu renk, yas ve kederin bir göstergesidir.

Aynı kırmızı renk Japonya’da farklı bir sembolik anlama sahiptir – tehlike ve terörün rengi olarak görülür; bu, ABD ve Çin’de de benzer bir anlam taşır. Japonlar için al renk, öfke durumunu temsil eder. Fransa’da ise bu rengi aristokratlar tercih eder.

Kırmızı rengin başka bir tonu olan vişne rengi, doğu uygulamalarında, örneğin feng shui gibi pratiklerde kullanılır. Bu bilim dalının incelenmesi, sakura (Japon kirazı) olmadan düşünülemez. Sakuranın çiçeklenmesiyle ortaya çıkan meyveler genellikle kırmızı veya vişne rengindedir.

Mavi renk kırmızıya oldukça yakındır. İkisinin karışımından farklı tonlar, özellikle mor elde edilir. Batı’da bu renk birlik, özgürlük ve ilerlemenin sembolü olarak görülür. Avrupalılar mavi rengi kutsal olarak kabul eder.

Örneğin, sarı ve altın renkleri güneşi ve yazı temsil eder. ABD’de bu renkler, taksilerde hızlılık ve çeviklik anlamına geldiği için tercih edilir. Çin’de ise bu tonlar, imparatorluk ailesine ait eşyaları tanımlamak için kullanılır. Pek çok mistik uygulamada, altın veya sarı renk zenginlik ve refahın sembolü olarak kabul edilir.

Turuncu renk elde etmek için sarı ve kırmızı karıştırılmalıdır. Belki de bu yüzden, Avrupa ülkelerinde hasat ve elde edilen başarıların sembolüdür. İrlanda’da Protestanlıkla ilişkilendirilirken, Hindistan’da kutsal bir renk olarak kabul edilir.

Yunan ve Roma antik çağında mor en asil tonlardan biri olarak kabul edilirdi. “İlyada”da, tüm soylular mutlaka mor bir kuşak takarlardı. Romalı şair Vergilius, Homeros’un aksine mor rengi daha büyük bir keyifle kullanmıştır. Bu tonu taşıyan giysiler yalnızca imparatorlar için ayrılmıştı. Mor mürekkeple yazılar yazılır ve bu renkteki eşyalarla çevrelenirlerdi.

Fuşya, bağımsızlık kazanmayı teşvik eder. Mercan rengi ise pembe veya kırmızıyla karıştırılmamalıdır. Bu, tamamen yeni ve sıra dışı bir şeyi simgeleyen özel bir tondur. Yeniden doğuş ve hayatını iyileştirme çabasıyla ilişkilidir.

Gümüş rengi, soğukluk ve kibirin sembolüdür. Bu renk, kısıtlamalardan ve yapmacıklıktan kurtulmayı sağlar. Bu rengi taşıyanlar genellikle hayalperesttir. Gümüş, özgür ve cesur insanların tonudur.

Lavanta, mor renge yakın bir tonlardan biridir. Genellikle öteki dünya ve büyüyle ilişkilendirilir.

Gri tonlar, özgürlüğü sevenler tarafından tercih edilir. Ancak psikologlar, gri renkten vazgeçmeyenlerin çoğunlukla sinir krizi eşiğinde olabileceğini belirtir. Bu durum, kişisel şartlara bağlıdır.

Zümrüt rengi, şeffaflığı ve özel parlaklığıyla bilinir. Bu yönüyle, yaz, iyi bir ruh hali ve geleceğe dair umutlarla ilişkilendirilen yeşil renkten ayrılır.

Her renk, insanlar üzerinde belirli bir etki bırakır. Pastel şeftali, sakinleştirir ve güven verir. Bu yüzden, korunmaya ihtiyaç duyanlar tarafından tercih edilir.

Turuncu, dikkat çeken bir tondur. Kurnazlık ve entrikayla ilişkilidir. Rus halk masallarında tilki, aldatma ve hileyi temsil ederdi ve “turuncu” olarak anılırdı. Böylece, konunun ne olduğu hemen anlaşılırdı. Renk, kendi kendini anlatır.

Sembolizmin Kullanımı

Eğer farklı renkler, bir kişinin tüm dünyaya iletmek istediği duygu veya düşünceleri aktarabiliyorsa, bu renkler duygularınızı ifade etmek için kullanılabilir. Bu durumda, bir şey söylemenize veya açıklamanıza gerek kalmaz. Konuya hakim olan kişiler, mesajınızı anlayacak ve bilginizi takdir edecektir.

Siyah ve beyaz renklerin anlamlarını bir kez daha tekrar etmeye gerek yok. Bu renklerin neyi simgelediğini herkes bilir. Ancak diğer renk tonlarını tartışmak ve bu konuyu daha detaylı ele almak önemlidir.

Eğer çevrenizdeki insanlara tutkulu bir kişiliğe sahip olduğunuzu göstermek istiyorsanız, gardırobunuzda kırmızı ve onun çeşitli tonlarını daha sık kullanmalısınız.

Bu durum tamamen sizin karakterinize ve mizacınıza bağlıdır. Hiç kimse, kırmızı bir gece elbisesi giymiş bir kadının cazibesine kayıtsız kalamaz. Aynı şekilde, vişne rengi bir takım elbise giymiş bir erkek, istisnasız herkesin dikkatini çeker. Bu, insan beyninin bilinçsizce bu cesur renge tepki vermesinden kaynaklanır.

Mor veya lila tonları da benzer bir etki yaratır. Bu tonlar büyülü olarak kabul edilir. Hepimiz evrenle bağlantılıyız ve evrenle ilgili her şey, bilinçaltında belirli bir tepki oluşturur.

Sarı renk, şüphesiz insanların dikkatini çeker. İnsanlar güneşe bakmaya ve onun ışınlarıyla ısınmaya alışkındır. Güneş enerjisinin rengiyle ilişkilendirilen her şey, insanda doğal olarak olumlu duygular uyandırır. Bu nedenle, sizin varlığınıza da büyük bir ilgi göstereceklerdir.

Pembe renk, kendilerine bir koruyucu ve destekçi arayan genç kızlar tarafından tercih edilmelidir. Bu renkteki kıyafetler, herhangi bir centilmeni harekete geçirerek onların kalplerini kazanmaya yönlendirecektir.

Altın yansımalı kıyafetler, zenginlik ve başarıya olan arzularınızı gösterecektir. Lüksü seviyorsunuz ve maddi açıdan güçlü bir insan olduğunuzu ifade ediyorsunuz. Ancak bu konuda aşırıya kaçmamalısınız. Altın tonlarının ve yaldızların fazlalığı, sizin yüksek bir zevke sahip olduğunuzdan çok, kötü bir estetik anlayışına sahip olduğunuzu gösterebilir.

Gümüş tonları, elbette altın tonlarına göre daha sade bir etkiye sahiptir. Ancak bu renklerle de dikkatli olunmalıdır. Gümüş rengi, tüm olumsuz duyguları yansıtabilir. Eğer evde çok fazla yansıtıcı yüzey varsa, olumsuz enerji, bir eşyadan diğerine dolaşarak kendisine açık bir kapı bulana kadar hareket edecektir. Ancak gümüş renkli kıyafetler, sizi kötü enerjiden ve nazardan koruyabilir.

Yeşil tonları, herkesin ve her ortamın kullanımına uygundur. Yeşil, gözleri yormaz ve ruh halinizi olumlu yönde etkiler.

Yeşil renkli bir iç mekân, aile içindeki huzuru artırabilir; kutlama için tercih edilen yeşil bir elbise ise çevrenizdeki insanların size karşı olumlu bir tavır sergilemesini sağlar.

Mavi tonlu kıyafetler, çocuk etkinliklerinde ideal bir seçimdir. Mavi renk, rahatlatıcı bir etki yaratarak insanları olumlu bir ruh haline sokar. Bu tür bir kıyafet, sakinlik ve nezaketinizi göstermek istediğiniz ortamlarda size konfor sağlayacaktır.

Lacivert renk, maviye kıyasla çok daha çarpıcıdır. Bu tonlardaki bir elbise veya takım elbise, kalabalık içinde fark edilmenizi sağlar. Bu da sizi etkinliklerin yıldızı ve ilgi odağı yapar.

Ancak lacivert rengin ev dekorasyonunda aşırı kullanımı gözleri yorabilir. Bu durumda, açık tonlarla dengelenmesi gerekir. Bu şekilde ev ortamı daha rahat ve uyumlu bir hale gelir.

Tonlar Nasıl Doğru Şekilde Kombinlenir?

Tasarımcılar uzun zamandır fark etmişlerdir ki, iç mekân dekorasyonu, farklı renk tonlarının harmanlanmasıyla çok daha zengin ve ilgi çekici hale gelir. Burada önemli olan, bu tonların doğru bir şekilde seçilmesidir. Aynı durum giyim için de geçerlidir. Modacılar, birkaç rengin bir arada kullanıldığı kombin elbiselerin her zaman dikkat çektiğini gözlemlemişlerdir.

Ancak doğru renk kombinasyonunu yapamazsanız, arkanızdan alaycı bakışlarla karşılaşabilirsiniz. Renk paletini hissetmek ve tonların uyumunu doğru bir şekilde değerlendirmek çok önemlidir.

Bu konuyu daha detaylı inceleyelim.

Larisa Kurtmullayeva









Bu makaleyi değerlendirin