En temel ve en önemli mantranın, Hinduizmin bir dalında her zaman ayrılmaz bir parça olmuş anlamını abartmak zordur. Bu bağlamda Hinduizm, belirli bir Hint dinini ifade etmez. Terim, Hint Yarımadası’nda ortaya çıkan tüm yönelimler için bir şemsiye kavram olarak kullanılır.
Özellikler
Bir milyardan fazla takipçisi olan bu dini yönelişin oluşumu, Vedik, Harappa ve Dravid uygarlıklarına kadar uzanan derin bir geçmişe sahiptir. Bu nedenle, Hinduizm, değişken dini dünya görüşlerinin, sistemlerin ve felsefi düşüncelerin bir toplamı olarak, dünya dinleri arasında yaş bakımından en eskisi olmakla birlikte, takipçi sayısı açısından üçüncü sırada yer almaktadır.
Om Namah Shivaya Mantrası, ya da Panchakshara, Aghora Mantrası, altı heceli mantra veya Shadakshara olarak da bilinir. Hinduizmin en eski ve en önemli ilahileri arasında yer alır ve yüzyıllar boyunca önemini korumuştur. Sadece Hindistan’da değil, Nepal ve Sri Lanka’da da yaygınlaşan Şivaism’de bu, en kutsal ve temel mantradır. Bazı din bilimcilerine göre, Şivaism Hinduizmin var olan en eski dinidir.
Mucizeler yaratan bu ifade, kelimenin tam anlamıyla bir tercüme değil, inananların onun yeteneklerine duyduğu saygıyı ifade eder. Bu uzun süredir var olan ilahinin tekrarlanması, evrende titreşimler oluşturur. Sözlü formülde yer alan sesler, Hinduizmde beş olarak kabul edilen temel elementlerle etkileşime girer: toprak, su, ateş, hava ve akasha (ilk dürtü ya da eter).
Tekrarlanan titreşimler, Shiva’nın Maheshwara formunda bir görünümünü yaratmaya yönelir. Şivaism takipçilerinin gözünde Shiva, yok edici değil, her şeye kadir ve iyilikseverdir. Beş elementle bağlantılı olan bu titreşimler aynı zamanda Pancha Mukha veya Pancha Anana olarak bilinen, Shiva’nın beş yüzlü görünümünü aktive eder.
Birçok kutsal yazı, bu mantranın büyüklüğünü yalnızca yüceltmekle kalmaz, aynı zamanda Vedaların özünün Shri Rudram’da saklı olduğu ve bu mantranın onunla açıldığını belirtir.
Metin
Panchakshara Mantrası’nın temel yorumları iki ana yöne ayrılır. İlk yorumu savunanlar, Namah’ın sınırlı insan ruhunu ifade ettiğini, Shiva isminin ise beş yüzlü Tanrı’ya değil, evrensel ruha – Paramatman’a bir çağrı olduğunu düşünürler. Sonuna eklenen ‘ya’ takısı, insan ruhunu (jiva) Paramatman ile özdeşleştirir. Altı heceli ilahinin başlangıcı, aynı anda hem çevredeki dünyanın gerçek doğasını tamamen gizleyen hem de onun çeşitliliğini sağlayan Maya illüzyonunu yok etmek içindir. Bu yorum, mucizeler yaratan Hindu mantrası için jnani – bilgi veya gerçek bilgi olarak adlandırılır.
Bhakti yorumu, Hinduizmin reform hareketlerinin etkinleştiği dönemlere tarihlenen daha geç bir yorumdur. Bu yorumu savunanlar, Namah’ın “benim için değil” anlamına gelen bir kelimenin kısaltması olduğunu, Shiva’ya ise mantranın Tanrı’ya adanması anlamına geldiğini düşünür. İlk hece, tüm dünyanın adıdır, bu nedenle kelimenin tam anlamıyla tercüme edildiğinde, okuyan kişinin canlı ve cansız dünyanın üstün Tanrı Shiva’ya ait olduğunu onayladığı ortaya çıkar.
Doğrudan çeviriye göre, inananlar bu ifadeyi yalnızca İyiliğin, Şivaism takipçilerinin Shiva’da gördüğü kutsal varlığın, yüceltilmesi olarak kabul eder.
Şivaismi benimseyenlerin en kutsal ve saygıdeğer mantrası üzerine yazılmış araştırma tomarı kadar eser, bu mantranın doğası ve anlamı hakkında birleşik bir görüş oluşturamamıştır. Farklı okulların takipçileri, onu söylemek için özel bir adanışa (diksha) ihtiyaç olduğu ya da böyle bir gerekliliğin bulunmadığı konusunda ayrışmıştır. Adanmışlar, bu ilahinin tekrarlanmasının, illüzyonlardan arınmaya ve her şeye kadir Shiva’nın yarattığı kusursuz evrenin görülmesine yol açacağına inanır.
![]()
Mantrede, beş elementin adlarının kısaltmalarının birleştiği bir yorum bulunmaktadır. Bu yoruma göre, “na” toprak, “mah” su, “şi” ateş, “va” hava ve “yya” ise eter ya da ilk dürtü (akash) anlamına gelir.
Kime Uygundur?
Şivaismi savunan ve her şeye kadir, mucizeler yaratan mantrayı okumak için özel bir adanış (diksha) gerektiğini düşünmeyenlerin bakış açısına göre, bu mantra herkes için uygundur. Bu mantrayı farklı milletlerden, ırklardan insanlar ve hatta farklı dinlere mensup kişiler bile kullanabilir. Evrensel mutlaklık ve varoluş formülünü söylemek, kişiye şunları sağlayabilir:
- İç huzurunu artırmak,
- Ruhsal farkındalığı derinleştirmek,
- Kendini ve çevresini daha iyi anlamak.
Günümüzde, mantranın okunmasında önceden belirlenmiş kuralların öneminin azaldığına dair bir inanç yaygınlaşmıştır. Bu görüşe göre, günün saati, tekrarlama sayısı ya da bireysel okuma gibi detaylar önemsiz görülmekte ve mantranın kayıttan dinlenmesi önerilmektedir. Ancak bu kuralların aslında büyük bir öneme sahip olduğu unutulmamalıdır. Mantranın en etkili şekilde okunabilmesi için, sabah saat 4’te Himalayalar’da yetişen Rudraksha ağacının altında oturmak idealdir. Diksha’nın gerekli olduğuna inananlar, ritüel ve inanç olmadan formülün etkisiz olduğunu düşünmektedir.
Nasıl Okunur?
Güncel yorumlara göre, evrende titreşimler oluşturmak amacıyla bu büyülü formül, herhangi bir zamanda ve herhangi bir tonlamayla söylenebilir. Ancak, hızlı sonuçlar elde etmek için belirli önerilere uymak gereklidir. Teorik olarak, mantra şarkı şeklinde söylenebilir, yüksek sesle, fısıldayarak, açıkça okuyarak veya defalarca içten tekrar edilerek uygulanabilir.
Ancak mutlaka uyulması gereken bazı kurallar bulunmaktadır.
Öncelikle, kendi sesinize odaklanmanız gerekmektedir. Bu odaklanma, kişinin kutsal ayeti oldukça yüksek, net bir şekilde söyleme cesaretini kazandıktan sonra ortaya çıkacaktır. Bu seslerin bedensel ve ruhsal titreşimlere yanıt vermesi sağlanmalıdır. Ardından, çakralara ve üçüncü göze odaklanmayı içeren nefes çalışmaları başlatılabilir. Günümüzde sanal ortamda, farklı sanatçılar tarafından kaydedilmiş ve çeşitli sürelerde dinlenebilecek kayıtlar mevcuttur. İhtiyaca uygun bir kaydı bulmak oldukça kolaydır.


![]()








