Rami, eşsiz bir kumaş türüdür ve bu kumaşın ne olduğunu öğrenmek birçok el işi meraklısının ilgisini çeker. Isırgan otundan yapılan bu kumaşın özellikleri ve bileşimi, çevre dostu malzemelerden koleksiyonlar üreten birçok moda tasarımcısının dikkatini çekmektedir. Türkiye’de rami üretimi yapılmasa da yerel markalar, bu hazır kumaşı kullanarak başarılı koleksiyonlar ve çeşitli ürünler üretmektedir.
Rami Nedir?
Bir zamanlar rami (Çin ısırganından yapılan kumaş), Çin’in soylu sınıfına özgü bir ayrıcalıktı. Özel günlerde giyilen muhteşem resmi kıyafetler bu kumaştan üretilirdi. Rami, tamamen doğal yapısı, kendine özgü rengi ve lif dokusuyla dikkat çeker. Türkiye’de bu kumaş türünün üretimi, kaliteli hammadde elde etmek için gereken iklim koşullarının olmaması nedeniyle endüstriyel ölçekte yapılmamaktadır. Isırgan kumaşı genellikle Singapur, Ermenistan, Togo, Vietnam, Çin, Japonya, Güney Kore, Hindistan ve Endonezya gibi ülkelerde üretilmektedir. Asya’da bu kumaş “mosi” olarak da bilinir.
Başlangıçta, rami terimi, ısırgangiller ailesine ait tüm otsu bitkileri tanımlamak için kullanılmıştır. Bu lif bitkisi, en eski tekstil hammaddelerinden biri olarak kabul edilir. Ayrıca Çin ısırganı ya da beyaz rami olarak da bilinir. Hammadde, ağırlıklı olarak Doğu Asya’nın tropikal ve subtropikal bölgelerinde yetişir. Bu bitki türünde cilde temas ettiğinde yanma hissi bırakan tüyler bulunmaz. Bir yılda bir bitkiden 2 ila 6 hasat alınabilir.
Kumaşın üretimi için hammaddenin işlenmesi birkaç aşamadan geçer:
Elde edilen lifler, yumuşaklık ve esneklik kazandıran bir işlemden geçer. İplik farklı renklere boyanır. Parlaklığı az olan bu kumaş, dış görünüş olarak keteni andırır. İplik üretiminde saf rami lifleri ya da pamuk (batiste) ve yünle karışımları (%60’a %40 oranında) kullanılır.
Modern tekstil endüstrisi, rami kumaşı 3 farklı hammadde türünden üretir:
Bu ısırgan türlerinin lifleri, yüksek reçine ve uçucu madde içerikli kabuk lifleridir. Üretim sürecinde bu maddeler liflerden uzaklaştırılır.
Rami’nin Tarihi
Bu materyalin kullanımına dair ilk belgelenmiş kanıt, Doğu Avrupa’daki MÖ 3. yüzyıla ait bir İskit höyüğünde bulunmuş, rami kumaşından yapılmış giysi kalıntılarıdır. Ancak Japonya ve Çin’de bu hammaddenin kumaş üretiminde çok daha erken dönemlerde kullanıldığına dair bulgular vardır. Bazı tahminlere göre, ısırgan liflerinin kullanım geçmişi yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanmaktadır.
Avrupa’da rami, I. Elizabeth döneminde yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Ancak Asya’da, bu ısırgan türünden iplik yapmayı çok daha önce öğrenmişlerdi. Liflerin ayrılması en büyük zorluktu. Bu işlem endüstriyel yöntemlerle yapılmadan önce, sapların ayrıştırılması sırasında hammaddenin %50’sine kadar kayıp yaşanıyordu. Birbirine yapışan liflerin ince parçalara ayrılması oldukça zordu.
18. yüzyılda rami’nin Avrupa’ya endüstriyel olarak ithalatının başlamasıyla birlikte bu kumaşa olan ilgi giderek arttı. Ancak bitkisel hammaddeden yapılan diğer kumaş türleri daha kolay erişilebilirdi. Bu nedenle, rami ile yapılan geniş çaplı tekstil üretimi ancak 20. yüzyılın 1930’larında başladı. Daha sonra bu kumaş uzun bir süre unutuldu. Türkiye’de rami kumaşı hakkında bilgi, 19. yüzyılın sonlarında ortaya çıktı. Bu dönemde, Kafkasya’da bu ısırgan türü tekstil hammaddesi olarak kullanılmaya başlandı.
Rami yetiştiriciliği ilk olarak Malakka Yarımadası’nda başladı. Bu bölgenin nemli ve sıcak iklimi, en kaliteli hammaddenin elde edilmesine olanak tanır. Ilıman bölgelerde ise saplar daha sert olur ve sadece teknik amaçlı kumaş üretiminde kullanılır. 20. yüzyılın sonunda, çevre dostu materyallerin yeniden moda olmasıyla rami tekrar popülerlik kazandı.
Bugün, bu doğal hammaddeden üretilen giysiler koleksiyonlar halinde piyasaya sürülmektedir ve Güney Kore’de her yıl, yalnızca rami kumaşından üretilen ürünlerin sergilendiği bir moda gösterisi düzenlenmektedir.
Rami’nin Özellikleri ve Avantajları
Bu tür özellikler, kumaşa belirli nitelikler kazandırır. Rami, kumaşta sentetik lifler bulunmadığından statik elektrik üretmez. Bununla birlikte, yüksek nem emme kapasitesine ve buhar geçirgenliğine sahiptir. Kumaş, havayı iyi geçirir. Ancak karmaşık üretim süreci maliyeti önemli ölçüde etkiler: Isırgan otundan yapılmış kumaşın bir metre fiyatı ortalama 17 Euro’ya ulaşır.
Rami kumaşından ürün dikmeyi planlarken, tüm avantajlarını, özelliklerini ve olası dezavantajlarını dikkatlice incelemek gerekir. Belirgin avantajları arasında şunlar sayılabilir:
Ayrıca kumaş, düşük konsantrasyonlu asitlerle temasa zarar görmeden dayanır. Ancak, rami kumaşının belirgin bazı dezavantajları da vardır. Kumaş esnek değildir, bu nedenle ölçü alınırken veya hazır bir giysi satın alırken ürünün bedene uyumu mutlaka kontrol edilmelidir. Ayrıca, kumaş orta derecede aşınma direncine sahiptir; sık yıkama ve yoğun kullanım, kumaşın oldukça hızlı bir şekilde yıpranmasına yol açar. Kir çıkarıcı toz ürünlerin etkisi, zamanla liflerden rengin solmasına neden olur ve kumaş daha mat bir görünüm alır.

Rami kumaşının bir diğer önemli dezavantajı, tasarım seçeneklerinin sınırlı olmasıdır. Kırılgan lifler, karmaşık kesimler oluşturmayı engeller. Çoğunlukla rami kumaşından yapılan giysiler, bol kesim veya yarı oturan silüetlere sahiptir.
Kullanım Alanları
Rami kumaşı, kategorilere ayrılarak değerlendirilir. Ilıman iklimlerde yetiştirilen bitkilerden elde edilen lifler teknik olarak kabul edilir. Bu lifler daha kısa, yapısal olarak oldukça serttir. Bu tür liflerden kumaş dokunması nadirdir. Çoğunlukla lifler, örgü ürünleri ve hediyelik eşya yapımında kullanılır: liflerden hasırlara kadar.
Güney enlemlerinde yetişen bitkilerden elde edilen beyaz rami daha geniş bir kullanım alanına sahiptir. Bu liflerden dokunan tekstil kumaşları aşağıdaki ürünlerin üretiminde kullanılır:
Bu, rami kumaşının en çok talep gördüğü ana kullanım alanlarını kapsar. Ayrıca lifler, triko üretiminde yüne eklenerek ürünlerin yumuşaklığı ve giyimde konforu artırılır, çekmeye karşı dayanıklılıkları geliştirilir. Günümüzde tamamen rami liflerinden kumaş dokuma nadir bir uygulamadır. Bu tür kumaşlar daha sert bir yapıya sahiptir, bu yüzden pamuk veya ketenle karıştırılarak geliştirilmiş özelliklere sahip kumaşlar üretilir.
Tekstil endüstrisinde ısırgan liflerinin en popüler kombinasyonları pamuk veya viskon ile olanlardır. Bu karışımlar, yoğun kırışmaya dayanıklı iş kıyafetleri kumaşlarının üretiminde kullanılır.
Bu arada, bitkisel liflerin kumaşın içeriğindeki oranı genellikle %30’u aşmaz.
Bakım Önerileri
Rami kumaşı, diğer doğal liflerden üretilen tekstil türleri gibi özel bir bakım gerektirir. Yumuşak el yıkama ve ağartıcı kullanılmaması önerilir. Zor çıkan lekeler durumunda, profesyonel kuru temizleme yöntemleri tercih edilebilir. Başlıca bakım önerileri şu şekilde sıralanabilir:
- Ürünleri kendi başınıza boyamaktan, ağartıcı kullanmaktan veya agresif kimyasal maddelere maruz bırakmaktan kaçının.
- Narin yapıya sahip %100 doğal rami kumaşlarını yatay bir şekilde kurutun ve katlayarak saklayın.
- Kumaşın kırılgan lifleri nedeniyle oluşan kırışıklıkları açmak oldukça zordur; hatta buharla ütüleme bile etkisiz kalabilir.
Rami kumaşının lifleri hassas bir yapıya sahip olduğu için, bu bakım önerilerine dikkat edilmesi ürünlerin kullanım ömrünü önemli ölçüde uzatacaktır.















